Gelresule Foruma Hosgeldiniz... www.gelresule.turkproforum.com

Mutlu Olmanin Tilavet Yolu
 
AnasayfaKapı*SSSAramaKayıt OlGiriş yap
Forum sayfamiza Moderator olmak isteyenler adminle iletisim gecsinler gelresule@hotmail.com dan bize kisa mesajlar yollayabilirsiniz tesekkurler saygilarimla gelresule @dmin
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» cok guzel anlamli soz anlayana
Çarş. Eyl. 04, 2013 11:27 am tarafından Admin Gelresule

» ol der ve olur
Ptsi Mayıs 27, 2013 5:04 am tarafından Admin Gelresule

» Zahmet Buyurdunuz Ya Resulullah
Cuma Ocak 04, 2013 9:51 am tarafından Admin Gelresule

» Yoldan Güzel Geçmek
Cuma Ocak 04, 2013 9:50 am tarafından Admin Gelresule

» Selamün Aleyküm
Çarş. Eyl. 26, 2012 5:13 am tarafından Admin Gelresule

» Abdullah Bin Mes'ûd (Lutfen sonuna Kadar okuyunuz)
Paz Eyl. 02, 2012 1:37 am tarafından Admin Gelresule

» Turk AntiVirus Programi
Perş. Ağus. 23, 2012 10:41 am tarafından fenhas

» Ramazan bayraminiz Mubarek olsun
Perş. Ağus. 23, 2012 10:39 am tarafından fenhas

» Vücudunda tüy yerine tırnak çıkıyor!
Perş. Ağus. 23, 2012 10:38 am tarafından fenhas

» Camiler (siir)
Salı Ağus. 21, 2012 7:13 am tarafından Admin Gelresule

» Uhud (siir)
Salı Ağus. 21, 2012 7:11 am tarafından Admin Gelresule

» Adalet Ve Tevazu
Cuma Ağus. 17, 2012 11:26 pm tarafından Admin Gelresule

» Hz. Adem İle Havva
Cuma Ağus. 17, 2012 11:22 pm tarafından Admin Gelresule

» Kabil Ile Habil
Cuma Ağus. 17, 2012 10:55 pm tarafından fenhas

»  Hz Nuh as Gemisi
Cuma Ağus. 17, 2012 10:55 pm tarafından fenhas

»  Ağızdaki Taşın Hikmeti
Cuma Ağus. 17, 2012 10:54 pm tarafından fenhas

»  Ahsen-ül Kasas
Cuma Ağus. 17, 2012 10:53 pm tarafından fenhas

En iyi yollayıcılar
Admin Gelresule
 
fenhas
 
mustafa.bykara
 
ADISAKLI
 
Terlan
 
dalga fm
 
Kurtar_Yarab
 
Yusufcan_Putkiran
 
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
web siteleri 
Sohbet Alani

Paylaş | 
 

 efendimizin peygamberiliği

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mustafa.bykara

avatar

Mesaj Sayısı : 54
Kayıt tarihi : 08/08/12
Yaş : 23
Nerden : sivas

MesajKonu: efendimizin peygamberiliği   Paz Ağus. 12, 2012 8:36 am

Muhammed aleyhisselâm daha otuz yedi yaşında iken gâibden “Yâ Muhammed” diye nidâ olunduğunu duyardı. Otuz sekiz yaşında iken de bir takım nûrlar görmeye başladı. Bu hâlini sâdece hazret-i Hadîce’ye anlatırdı. Muhammed aleyhisselâma peygamberliğin verilmesinin yaklaştığı bu sırada, o zamânın meşhur ediblerinden Kus bin Sâide, Ukaz Panayırında deve üzerinde büyük bir kalabalığa karşı okuduğu hutbede O’nun geleceğini müjdelemişti. Bu hutbeyi dinleyenler arasında Muhammed aleyhisselâm da bulunmuştu. Kus bin Sâide bu meşhur hutbesinin bir bölümünde şöyle demiştir: “Ey insanlar! Geliniz, dinleyiniz, belleyiniz, ibret alınız, yaşayan ölür, ölen fenâ bulur, olacak olur... Kulak veriniz iyi dinleyiniz? Gökte haber var, yerde ibret alacak şeyler var... Allah’ın indinde bir din... Ve Allah’ın gelecek olan bir peygamberi vardır ki, gelmesi pek yakın oldu. Gölgesi başınızın üstüne düştü. Ne mutlu o kimseye ki, O’na îmân edip de O dahi ona hidâyet eyleye. Vay O’na isyân ve muhâlefet eden bedbahta! Yazıklar olsun ömürleri gafletle geçen ümmetlere!..”

Muhammed aleyhisselâm otuz dokuz yaşında iken sâdık rüyalar görmeye başladı. Rüyâsında ne görürse aynen çıkardı. Bu hal altı ay devam etti. Bundan sonra yalnızlığı sevip insanlardan uzaklaşarak Hira Dağında bir mağarada tefekküre dalardı. Bâzan Mekke’ye gelir Kâbe’yi tavâf ettikten sonra evine giderdi. Evinde bir müddet kalıp yanına biraz yiyecek alarak yine Hira Dağındaki mağaraya gidip tefekkür ve ibâdetle meşgul olurdu. Bu hâlini gören Mekkeliler; “Muhammed Rabbine âşık oldu.” demişlerdi.

Muhammed aleyhisselâm kırk yaşında iken yine bir Ramazan ayında Hira Dağındaki mağaraya çekilmiş ve tefekküre dalmıştı. Ramazanın 17. Pazartesi gecesi, gece yarısından sonra kendisini adıyla çağıran bir ses işitti. Başını kaldırıp etrafa baktığı sırada ikinci defâ bir ses işitti ve her tarafı birden bire bir nûr kapladığını gördü. Sonra Cebrâil aleyhisselâm karşısına geldi. “Oku!” dedi. “Ben okumuş değilim.” dedi. O zaman melek Muhammed aleyhisselâmı tutup tâkatı kesilinceye kadar sıktı ve; “Oku!” dedi. Yine; “Ben okuma bilmem.” cevâbını verdi. İkinci defâ sıktı ve; “Oku!” dedi. “Ben okuma bilmem.” dedi. Cebrâil aleyhisselâm üçüncü defâ tutup sıktı ve sonra bıraktı ve; “Oku! Her şeyi yaratan Rabbinin ismiyle ki O, insanı pıhtılaşmış kandan yarattı! Oku, Allahü teâlâ büyük kerem sâhibidir. O, kalemle öğretir, bilmediklerini öğretir.” meâlindeki Alak sûresinin ilk beş âyetini getirdi. Muhammed aleyhisselâm da onunla berâber okudu. İlk vahiy bu sûretle başladı ve bütün cihânı aydınlatan İslâm güneşi doğdu.

Muhammed aleyhisselâm Peygamberlik vazîfesinin mesuliyetini düşünerek büyük bir ürperti ve heyecanla Hira Dağındaki mağaradan çıkıp aşağıya inmeye başladı. Dağın ortasına geldiği sırada bir ses duydu. Cebrâil aleyhisselâm; “Yâ Muhammed, Sen Allah’ın resûlüsün; ben de Cibril’im.” diyordu. Cebrâil’in sesini duyduğu gibi kendisini de gördü. Cebrâil aleyhisselâm burada Peygamberimize abdest almasını gösterdi. Peygamber efendimiz evine dönünceye kadar yanından geçtiği her taşın, her ağacın «Esselâmü Aleyke Yâ Resûlallah» dediğini işitiyordu. Bundan sonra evine gelip; “Beni örtünüz.” buyurarak ürpermesi geçinceye kadar bir miktar yattı. Biraz istirâhat ettikten sonra gördüklerini hazret-i Hadîce’ye anlattı. O da; “Biliyorum ki sen doğru sözlüsün... Emânete riâyet edersin... Güzel huylu ve iyi ahlâklısın... Senin bu ümmetin peygamberi olacağını umarım...” dedi. Sonra bu durumu sormak üzere Varaka bin Nevfel’e gittiler. İbraniceyi bilen, çok kitap okumuş ve dinler hakkında bilgi sâhibi olan Varaka bin Nevfel’e durumu anlattılar. Varaka Muhammed aleyhisselâmın anlattıklarını dinledikten sonra; «Müjde yâ Muhammed! Allah’a yemin ederim ki sen Îsâ’nın (aleyhisselâm) haber verdiği son peygambersin!Sana görünen melek, senden evvel Mûsâ’ya (aleyhisselâm) gelen Cebrail’dir. Ah! ne olurdu!Genç olaydım. Seni Mekke’den çıkardıkları zamâna yetişeydim de sana yardım etseydim.» dedi.

Muhammed aleyhisselâma ilk vahiy geldikten sonra üç sene vahiy gelmedi. Bu arada Mikâil aleyhisselâm adındaki melek gelip bâzı şeyler öğretti. Fakat vahiy getirmedi. Bu sırada Peygamber efendimiz üzüldükçe Cebrâil aleyhisselâm gözüküp; “Ey Muhammed! Sen Allah’ın peygamberisin!” der, üzüntüsünü giderirdi.

İlk vahyin gelmesiyle peygamberliği duyulmaya başlayan Muhammed aleyhisselâmın tebliğinin 13 senesi Mekke, 10 senesi de Medîne’de geçti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://mustafabykara.blogspot.com/
 
efendimizin peygamberiliği
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gelresule Foruma Hosgeldiniz... www.gelresule.turkproforum.com :: Sahabe Efendilerimiz ve ALLAH Dostlari :: Islamin Yildizlari Hakkinda Herseye Dair Burada Paylasabilirsiniz-
Buraya geçin: